Rusya’nın Dağıstan bölgesi, nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Kuzey Kafkasya bölgesinde şiddet merkezi olarak öne çıkıyor. Kremlin bölgede İslamcı ayrılıkçılarla mücadele etmek için yoğun çaba sarf ediyor.
Mart ayında Moskova metrosunda gerçekleşen ve 40 kişinin ölümüne yol açan ikiz intihar saldırıları, dünyanın gözünün Dağıstan’a dönmesine neden oldu. Yetkililer saldırıların sorumluluğunu Dağıstanlı iki kadına yükledi. Bölge 2.5 milyonluk nüfusuyla Rusya’da etnik çeşitliliğin en yoğun olduğu yer.
Dağıstan’ın komşusu Çeçenistan’da yaşanan iki yıkıcı savaşla ayrılıkçı hareketler bastırıldı ancak Kuzey Kafkaslar’daki Müslüman bölgeler hala şiddet olaylarının etkisi altında. Analistler bölgenin 2014 Kış Olimpiyatlarının yapılacağo Soçi’ye yakınlığının Kremlin için büyük bir baş ağrısı olduğunu belirtti. Bu yıl bombalamalar ve silahlı saldırılar Dağıstan’ı sarstı; onlarca polis, sivil, imam, müfettiş ve köy muhtarı hayatını kaybetti.
Ocak-Haziran aylarında Dağıstan’da İslamcı isyancılar 79 saldırı düzenledi. ABD Monterey Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nden terör uzmanlarının hazırladığı bir rapora göre 2009 yılının aynı döneminde düzenlenen saldırı sayısı 61’di. Bu yıl yaşanan saldırılarda güvenlik güçlerinin 52 üyesi hayatını kaybetti.
Öte yandan Kuzey Kafkasların genelinde en az 172 isyancı, birçok sivil ve devlet görevlisi öldürüldü. Dağıstan’ın Çernovik gazetesinin editörü Nadira İsayeva, ülkede resmi kademelerde yolsuzluğun artmasının gençleri radikal hareketlere yönelttiğini belirtti.
Reuters’a konuşan İsayeva, "her şeyin alınıp satılabildiği bir ortamda devlet artık operatör görevi görmüyor. İnsanlar değişik bir kader peşinde koşmaya başlıyor" dedi.
Böylece toplumun kendi kendini İslamcılaştırdığını anlatan İsayeva, "Çünkü dinin kendi kuralları ve içtihatları var; toplumu kendi kendine düzenliyor" dedi.
Küçük ve fakir İnguşetya bölgesi geçen yıl en çok kanın döküldüğü yer oldu. Polisi hedef alan intihar saldırıları ve Kremlin’in desteklediği lider Yunus-Bek Yevkurov’a düzenlenen kanlı saldırılar en akılda kalan olaylar oldu.
Küresel cihat ideolojisinden beslenen birçok isyancı şeriat temelinde yeni bir devlet modeli kurmak istiyor. Bölge şeriatla yaklaşık 20 yıl önce Sovyetler Birliği’nden kopuşunun ardından İslam’ın yeniden canlanmasıyla tanıştı. Bazı analistler hem isyancıların hem de sıradan vatandaşların şeriat kurallarına destek vermesinin tehlikeli bir gelişme olabileceğini ifade etti. Kremlin bölgede merkezi yönetimin İslamcı görüşlere teslim oluşunu tedirginlikle izliyor.
İsyancı hareketin Dağıstan’daki kolu geçen ay genel halkın desteğinin büyümesiyle güç kazandığını duyurdu. Gruba ait Jamaatshariat.com isimli sitede yayımlanan açıklamada "yerel Müslümanların aktif desteğiyle güç bize geçiyor" denildi.
Bir başka çoksatar Dağıstan gazetesi Novoe Delo, "ilan edilmemiş savaş" olarak adlandırdığı olaylarda ölenlerin kaydını tutmak için bir bölüm açtı.
Analistler Mart ayında yaşanan metro patlamalarının Rusya topraklarında Dağıstanlıların düzenlediği ilk saldırı olduğuna dikkat çekti. Daha önceki saldırıların Çeçenler tarafından düzenlendiğinin altını çizen uzmanlar, isyancı hareketlerde bir kayma olduğunu ifade etti.
Cambridge Üniversitesi’nde İslamcı militan hareketler uzmanı olan Christopher Swift, Dağıstan’da isyancıların etkinliğini artırmasının Rusya tarafından terk edilmişlik duygusuyla açıklanabileceğini ifade etti. Dağıstan bugün 40’tan fazla dil grubuna ev sahipliği yapıyor. Swift, Reuters’a yaptığı açıklamada, "Dağıstanlılar iç sorunların çözülmesi için Moskova’dan yardım bekliyordu" dedi. Ancak Moskova bu güveni boşa çıkardı.
Swift, "Eğer Kremlin bu bölgede etkili bir yönetim sergilemek istiyorsa ilk olarak yerel halkın güvenini kazanmalı. Bunu başarmadıkça isyancıları yenmeleri mümkün olmayacaktır" dedi
ABD’de yapılan araştırma daha önce sakin olan ancak geçtiğimiz hafta bir hidroelektrik santralde yaşanan patlamayı İslamcı militanların düzenlediği şüphesiyle dikkat çeken Kabardino-Balkaria’da Ocak-Haziran döneminde yaşanan şiddet olayları 12’den 38’e çıktı.